TÜİK Gelir Değişimlerini Açıkladı: Zengin Daha Zengin Olurken, Ülkenin Yüzde 61’i Alt Gelir Grubu Oldu

Türkiye’de son yıllarda yok olan orta sınıf tartışması sürerken, beyaz yaka kesimin de maaş artışlarında asgari ücretlileştirilmesini izliyoruz. Orta sınıf denildiğinde artık asgari ücrete yakın seviyelerin algılanması bakalım TÜİK’in Gelir Dağılımı İstatistiklerine nasıl yansımış?

Kaynak: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index…

TÜİK Gelir Dağılımı İstatistiklerinde, 5 yüzdelik gruba ayrılan gelir sahiplerinin 2022 yılında en alt dilimde artış yaşandığı görüldü.

Son yüzde 20’lik olan kesim yani en alt gelir grubu halk arasında en fakirler olarak tabir edilenler toplumun yüzde 48’ini oluşturdu. Alt-orta gelir grubuyla birlikte toplumun yüzde 61’i alt gelir gruplarından oluşuyor.

“Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir” şeklindeki ifadeyle gelir dağılımındaki bozulmanın pandemi sürecinin de üzerine çıktığı görüldü.

Sosyal transferler hariç tutulduğunda görülen artış yaklaşık son 10 yılda kendini gösterirken, yapılan yardımların toplumda denge sağlaması sayısal olarak görüldü.

Bir evin ortalama geliri yükseldi. Ancak bu verilerin TL üzerinden olması enflasyon gerçeğini getiriyor.

Yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri 98 bin 416 TL olurken, aylık 8 bin 201 TL ile asgari ücret ortalamasına gelmesi ülkede ‘asgari ücret tuzağında’ olduğumuzu net  bir şekilde gösterdi. Yıllık ortalama eşdeğer (geliri kişi sayısına direkt bölerek değil de yetişkin dağılımıyla ağırlıklandırarak bulma hesabı) hanehalkı kullanılabilir fert geliri de 48 bin 642 TL oldu. Bu da kişi başı geliri aylık yaklaşık 4 bin 53 TL olduğunu gösterdi.

Gelirlerde en yüksek tek kişi yaşayanlarda olurken, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalkları yani ev arkadaşlığı gibi sistemlerde de yüksek artış gösterdi.

Toplam gelirden en yüksek payı her zamanki gibi “maaş ve ücret geliri” alsa da geçen yıl yüzde 47,1 olan pay bu yıl yüzde 46,2’ye geriledi.

En yüksek yıllık ortalama “esas iş geliri” 87 bin 451 TL ile yükseköğretim mezunlarının olurken, asgari ücret artışlarının bu gelirlerdeki yansımaları da ilginç oldu.

Yükseköğretim mezunlarının gelirleri geçen yıldan bu yana yüzde 28 oranında artarken, bir okul bitirmeyenlerin gelirlerindeki artış yüzde 34,1, lise altı eğitimde de artış 32,7 oldu. Kadınlardaki gelir artışı erkeklerin çok altında kaldı.

Yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış %41,3 ile tarım sektöründe olsa da sanayide gelirin 62 bin 200 TL, hizmetler sektöründe de 66 bin 72 TL olduğu görüldü.

Enflasyonla büyüme, piyasalarda belirsizlik, “yüksek” maaş zamları yine patronlara yaradı!

Tamamen TÜİK’in ifadeleri durumu ortaya koydu:

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla işverenlerde 220 bin 482 TL, kendi hesabına çalışanlarda 58 bin 697 TL, maaşlılarda 56 bin 899 TL ve yevmiyelilerde 25 bin 632 TL olarak hesaplandı. 

Geçen yıla göre en yüksek artış %61,8 ile işverenlerde, en düşük artış ise %21,5 ile ücretli maaşlılarda oldu.

Türkiye’de gelir dağılımı haritaya bu şekilde yansıdı. Gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu bölge İstanbul oldu.

Gelir dağılımında değişimlerde de en fakir yüzde 10’luk kesimde yüzde 70,5 yerini değiştiremezken, önceki yıl bir basamak yukarıda olanların da yüzde 21,1’i daha fakir oldu. En üst kesimde de değişimler hızlıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir