Tuğba Ünal: Şöhretim aşklarımı korkuttu

İlhan Şeşen’in “Sensiz Olmaz” şarkısına yaptığınız cover ile dikkat çektiniz. Neden bu şarkıyı tercih ettiniz?

– İlhan Şeşen şarkılarını çocukluğumdan beri çok severdim. Kendisiyle bizzat tanışınca, sanat yolculuğumda yanımda olduğunu görünce ona kendi yazmış olduğu eserini sesimden armağan etmek istedim ve bu şarkıyı gerçekten çok seviyorum. Hayatımızda sensiz olmaz dediğimiz insanlar vardır. Tüm benliğimle bu şarkıda bu duyguyu yaşayacağımı biliyordum ve bana gerçek bir yorumculuk kimliği de kazandıracağını da… İyi ki “Sensiz Olmaz”.

Bu şarkı için “kendimi bulduğum bir şarkı oldu” demişsiniz. Hangi yönlerinden dolayı kendinizle bağdaştırdınız?

– Kendimle çok bağdaştırıyorum. Ben aşırı duygusal bir insanım. Şarkıda geçen her şeyi defalarca yaşamış biri olarak yeri geldi gözyaşım durmadı, yeri geldi içime kapandım, duygusallığın en tepesini yaşadım. Şöhret sürecim boyunca tabii ki aşklarım oldu ve hep benden büyüklerdi.

Şöhret yüzünden aşklarınız mı bitti?

Yükselen şöhretim aşklarımı korkuttu. Bir gün beni bırakır gider korkusuyla önceden yanımda olmaya can atarlarken onları tanıyamaz hale gelmiştim. Adım büyüdükçe hepsi benden uzaklaştı. Oysa ki her şeyiyle daha çok yanımda olmaları gerekirken… İyi ki gitmişler. Özgürlük beni zaten istediğim noktaya taşıyacak. Ben aşklarımdan büyüğüm artık.

“Sensiz Olmaz” dediğiniz, unutamadığınız bir aşkınız var sanırım…

– İçimde kalsın o ve onsuz gerçekten olmaz. Tabii başta kızım Öykü’msüz.

TAHA DUYMAZ’IN HATAY DAVETİNE GİDEMEMİŞTİM

Depremzedeler için bir yardım konseri vereceğinizi açıkladınız. Konuyla ilgili detayları öğrenebilir miyiz?

– Hâlâ düşündükçe çok kötü oluyorum. Ülkemiz felaket bir durum yaşadı. Allah bir daha yaşatmasın. Ekonomik anlamda bir türlü toparlanamayan ülkemiz depremin yıkıcı etkisiyle daha da kötü oldu. Fırsatçılar arttı. Ne tarafa üzüleceğimizi şaşırdık doğrusu… Biz yurttaşlar olarak ülkemiz için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Bağış programlarında toplanan paralar bir nebze içimize serinlik verdi.

Ben de elimden geleni yapmaya çalıştım. Konserlerim başlayınca elbette fazlasını yapacağım.

Yaşanan bu büyük felaket sizi nasıl etkiledi ve ne gibi çalışmalar yaptınız?

– Sosyal medyadan devamlı konuştuğumuz Taha Duymaz’ın vefatına çok üzülmüştüm. Çünkü emeklerine şahit olmuştum. Hatay’a defalarca davet etmişti ama gidememiştim. Onun gibi pek çok arkadaşım enkaz altında kalıp yaşama veda ettiler. Evleri yıkılan, yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan çok fazla arkadaşım oldu. Bunları düşündükçe gerçekten çok üzülüyorum. Allah bir daha yaşatmasın. Ben de kendi çapımda bir şeyler yaptım, en çok da depremzede çocuklar için.

HEDEFİM DÜNYAYA AÇILMAK

Sizi müziğe yönlendiren kırılma noktanız neydi?

– 90’lı yılların ses getiren sanatçısı Tayfun, çok yakın arkadaşım. Müziğe her zaman ilgim vardı ama bir türlü cesaret edemiyordum. Bir gün bana “şiirde oldukça iyisin Tuğba’cığım. Artık müziğe geçsen senin için çok iyi olacak” dedi ve kendi şarkısını bana verdi. “Seninle Ölürüm” adlı şarkıyla bu piyasaya giriş yapmış oldum. Sonra kendimi geliştirerek, eğitim almaya devam ederek ciddi bir yol aldım.

Artık yorumcuyum diyebiliyorum ve bu duygu beni çok güçlü kılıyor. Sürekli kendimi geliştirerek kendi şarkıma ve kendi bestemi yapmaya doğru gidiyorum. Müzik bir hayat tarzı. Sağlığım olduğu sürece bu şekilde devam edeceğim. Hedef çok büyük, yol çok uzun, kıymetli, meşakkatli. 

Müziğin yanında yazarlık deneyiminiz de var. Bu konuda şu an yapmakta olduğunuz bir çalışmanız var mı?

– Şiir de şarkı da benim için çok önemli değerler. İyi ki yazabiliyorum. Benimki biraz da zoraki şairlikten gerçek bir yorumculuğa dönüşen bir yolculuk. Şöyle de bir müjde vereyim; üçüncü kitabım pandemi nedeniyle ertelenmişti. Yakında o da rafta yerini alacak. Şiirsel deneme olacak.

Müzikle ilgili hedefleriniz neler?

– Müzikle ilgili tek bir hedefim var; kendi bestemi, kendi sözlerimi yapıp adımı sevenlerimin kalbine altın harflerle yazdırmak ve dünyaya açılmak.

ESKİ MESLEĞİM BANA ÇOK ŞEY KAZANDIRDI

Müzik sektörüne atılmadan önce 4 yıl turist rehberliği yapmışsınız. O mesleğin size en büyük katkısı ne oldu?

– Yeni insanlar tanımak, yeni kültürler keşfetmek, bol bol gezmek, tarihi öğrenmek… Ama tadında bıraktım. Eski mesleğim bana çok büyük tecrübeler kazandırdı insan tanıma anlamında.

Gitmekten en keyif aldığınız veya sizi yansıtan ülke-şehir hangisi oldu?

– Valensiya. “Öyküm Sensin” kitabımda yazdığım gibi Valensiya şehri benim için çok önemli bir yer. İspanya’nın en güzel şehirlerinden biri. Gerek plajı, gerek mimarisine hayran olduğum binaları, insanları, her şeyle büyülü bir şehir. Orada yaşamayı çok isterdim ama ülkemi çok seviyorum.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir