Avrupa Merkez Bankası’nda bölünme: Gevşeme döngüsü sona mı eriyor?
Avrupa Merkez Bankası (ECB), euro bölgesinde fiyat istikrarını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren kurum olarak, Temmuz 2025 toplantısının tutanaklarını yayınladı. Tutanaklara göre, politika yapıcılar enflasyon görünümü konusunda ikiye ayrılmış durumda. Bir grup yetkili, önümüzdeki iki yıl için risklerin aşağı yönlü eğilim gösterdiğini belirtiyor. Bu görüşe göre, büyüme beklentilerinin zayıflaması ve ABD’nin uyguladığı tarifelerin etkisi, enflasyonu baskılayabilir. Özellikle küresel ticaret gerilimleri, euro bölgesinin ihracatını olumsuz etkileyebilir ve ekonomik aktiviteyi yavaşlatabilir.
Diğer yandan, bazı yetkililer risklerin yukarı yönlü olabileceğini vurguluyor. Özellikle uzun vadede, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve para birimlerinin hareketleri belirsizlik yaratıyor. Enflasyon şu anda ECB’nin %2 orta vadeli hedefine ulaşmış olsa da, bu durumun büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığına dikkat çekiliyor. Bu faktörlerin tersine dönmesi halinde, enflasyonun hedefin üzerinde seyretme ihtimali artabilir.
Tutanaklar, ECB’nin para politikasını belirlerken temkinlilik ile uyanıklık arasında denge kurması gerektiğini gösteriyor. Bu tartışma, bankanın gelecekteki kararlarını doğrudan etkileyecek nitelikte.
GEVŞEME DÖNGÜSÜ SONLANIYOR MU?
ECB, Temmuz 2025 toplantısında üç ana faiz oranını değiştirmeme kararı aldı. Bu, son bir yılda sekiz faiz indiriminin ardından mevcut gevşeme döngüsünün fiilen sona erdiğini işaret ediyor. İndirimler, borçlanma maliyetlerini Kasım 2022’den bu yana en düşük seviyelere indirdi. Ana refinansman oranı %2,15’te, mevduat kolaylığı oranı ise %2,0 seviyesinde sabit kaldı.Bu karar, euro bölgesinin ekonomik koşullarına dayanıyor. Bölge ekonomisi, geçmiş faiz indirimlerinin etkisiyle zorlu küresel ortamda direnç gösteriyor. İç fiyat baskıları yumuşamaya devam ediyor ve ücret artışları yavaşlıyor. Ancak ticaret anlaşmazlıkları gibi dış etkenler, belirsizliği artırıyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde, Temmuz’daki basın toplantısında, enflasyonun %2 hedefine ulaşmasının memnuniyet verici olduğunu, fakat ortamın olağanüstü belirsizliğini vurguladı. Banka, veri odaklı ve toplantı bazlı bir yaklaşım izleyerek, enflasyon görünümünü, temel enflasyon dinamiklerini ve para politikası aktarımını sürekli değerlendirecek.
GELECEKTEKİ POLİTİKA YÖNÜ VE RİSKLER
Tutanaklar, ECB’nin faiz kararlarını enflasyon risklerine göre şekillendireceğini ortaya koyuyor. Çoğu üye, enflasyon risklerini dengeli görse de, bazıları aşağı yönlü risklere ağırlık veriyor. Küresel ticaret politikalarındaki volatilite, büyüme ve enflasyon projeksiyonlarını etkiliyor. Örneğin, ABD-AB ticaret anlaşmalarındaki belirsizlikler, euro bölgesinin ihracatını ve yatırımlarını sınırlayabilir.
ECB’nin stratejik güncellemesi de bu bağlamda önemli. Haziran 2025’te onaylanan yeni para politikası çerçevesi, yapısal değişimleri dikkate alıyor. Jeopolitik parçalanma, yapay zeka kullanımı ve demografik dönüşümler, enflasyon ortamını daha belirsiz kılıyor.
Banka, %2 hedefini simetrik olarak korumak için güçlü ve kalıcı önlemler almaya hazır. Gelecek toplantılarda, Eylül’deki yeni makroekonomik projeksiyonlar ve ikinci çeyrek verileri, politika yönünü belirleyecek. Bu veriler, ücret büyümesi, verimlilik ve küresel ticaretin seyrini aydınlatacak.Euro bölgesi ekonomisi, %0,9 büyüme beklentisiyle 2025’i karşılayacak. İşsizlik oranı %6,4 civarında stabil kalırken, istihdam artışı yavaşlıyor.
FAİZ HAREKETLERİ İÇİN İPUCU
ECB, enflasyonun hedefe kalıcı olarak yerleşmesini sağlamak için araçlarını kullanmaya devam edecek. Bu tutanaklar, bankanın bekleme ve görme stratejisini pekiştirirken, piyasa katılımcılarına gelecekteki faiz hareketleri için ipuçları sunuyor.
Euro bölgesi ekonomisi, %0,9 büyüme beklentisiyle 2025’i karşılayacak. İşsizlik oranı %6,4 civarında stabil kalırken, istihdam artışı yavaşlıyor. ECB, enflasyonun hedefe kalıcı olarak yerleşmesini sağlamak için araçlarını kullanmaya devam edecek. Bu tutanaklar, bankanın bekleme ve görme stratejisini pekiştirirken, piyasa katılımcılarına gelecekteki faiz hareketleri için ipuçları sunuyor.